
Şimdi efenim mim konusu şöyle mantıklı deli bir hikaye ye başladı sonra kaldığı yerden hikayeyi manukyana pasladı o devam etti ve onun kaldığı yerden de ben devam edeceğim.Benim mimlediğim kişide benim yarım bıraktığım yerden devam edecek ve bu böyle uzayıp gidecek en son kişi tamam bu hikaye burda biter artık diyene kadar...
Ortaya ne fantaziler ne entirikalar çıkacak şimdiden merak ediyorum ve yazmaya başlıyorum :)))
Mantıklı Deli hikayesine böyle başlamıştı;
"iki kişilik bedende tek kişiydiler.. ya da bir ruh bölünmüştü iki bedene diye tanımlanabilir belki de.. soğuk bir kış günü kimsenin isim koymaya bile cesaret edemediği bir ülkede buluştular.. ülke o gün soğuktu ama yarını kimse bilemezdi.. kar yağıyordu.. herşeyin üstünü zarifçe örten, bütün kirleri kapatan, ancak o "benden bu kadar" deyip de aradan çekildiği zaman güneşin tadına varılabilen kar... aynı ruhu paylaşmaları mıydı onları ortak eden onu bile bilmiyorlardı... bilmekde gereksiz di bu ülkede.. dengeydi asıl olan.. melekler kadar şeytanlar da vardı elbet.. görebilirdiniz üstelik, kana susamış kırmızı gözlerini, simsiyah tırnaklarını, bazen ne kadar canavarlaşabildiklerini ya da parlayan kanatlarını.."
Ve manukyan böyle devam etti;
İsmi olmayan bu soğuk ülkede geçmişi tümüyle silip yeni bi hayata başlıyabilirlerdi.. Hem kötüyle kötülükler arkada kalmıştı.. Melekler şehri diye adlandırdıkları bu küçük kasaba da kimse de tanıyamazdı onları.. Mutlu olabilirdi kadınla adam.. İliklerini donduran burnun direğini sızlatan soğuk bile vız geliyordu, duydukları, soğuk değildi.. Bedenlerini kavuran yüreklerinin ateşiydi.. Michael elini tuttuğu sevgilisinin gözlerinin içine baktı.. Elene'in korkusu yüzünden okunuyodu.. Kolay atlatılabilecek şeyler değildi yaşadıkları ama kaçmışardı işte kurtulmuşlardı, onları bulmaları imkansızdı.. Elene onun yanında kendını güvende hissetmeliydi bu nedenle tuttuğu eli daha bi sıktı Elene anlamışçasına güldü...
Bende burdan hikayeyi devr alıyorum;
Daha sonra kalacak bir yer bulmaları gerektiğini düşündüler ama bir otele gidebilecek kadar bile paraları yoktu dımdızlak kalmışlardı bu soğukta sokak ortasında beş parasız...Sonra Michael Elene ye dönüp ( ula ne zor isimler seçmişin manukyan bee ayşe fatma falan yokmuydu yavrum ya yazarken bile zor ) canım elenem bak görüyormusun aşk meşk karın doyurmuyor paran yoksa böyle istediğin kadar elimide sık neremi sıkarsan sık kalıyoruz böyle sokak ortasında diyerek gözlerinin içine baktı soguktan burnundan akan sümük bile donmuştu :))
Acınası bir halde soguk sokakları yavaş yavaş adımlarken birden ilerde geceyi geçirebilecekleri bedava ve çok sıcak bir samanlık buldular ve o anda Michael ın kafasında şimşekler çaktı ulannnn bu samanlıktada ne fantaziler yapılırdı :)))
Benden de bu kadar anam şimdi bende hikayenin devamı için bu mim i misipipi (osuruktan teyyare ye paslıyorummmm :))
Hadi bakalım bu hikayenin sonunu çok merak ediyorum...


